21 Mayıs 2012 Pazartesi

Güneşin Çocukları


Hergün bulmaya çalışıyoruz. Güneşi batmayan bir şehir arıyoruz.

Zamanı erittik yaşadıkça. Artık aralıktan daha soğuk iliklerimiz. Ekimden daha ıslak gözlerimiz. Nereye gidersek gidelim bulamıyoruz güneşi. Yaşlanabileceğimiz bir toprak istiyoruz sadece. Karanlıkta saklanmayacağımız bir yuva arıyoruz, sadece ışığı sızsın içeriye. Saygıyı arıyoruz, sadece bizi de aynı güneş ısıtsın istiyoruz.

Bu sefer yaklaştık mı (?) yoksa yine sahte bir sıcaklığın büyüsü altında mıyız ? Dayanın çocuklar bu sefer bir sığınak bulduk. Aşağılanmadan dolaşabileceğimiz, kendimizi değiştirmeden kahkaha atabileceğimiz, garipsenmeden sevebileceğimiz, utanmadan sevişebileceğimiz. Dayanın çocuklar hepimizin eşit olacağı bir sığınak bu. Yönetenler biziz çocuklar kurallar ise aşktan bize emanet. Evet çocuklar göz yaşlarınız yanlış söylemiyor bu sefer, evet onlar sevinç damlaları. Bırakın aksın yüzünüzden bu sevinci onlara da yaşatın.

5 Mayıs 2012 Cumartesi

Yasaklı Beden



Bu gece benim için çalan bir aşk şarkısı olsan keşke. Zor anımda bana destek olmaya gelen nağmeler olsan keşke. Sıkıca sarılabilseydin boynumdan belime kadar. Sen, bırakmayacağımdaki hazineyi paylaşabilsen benimle keşke. Susmasan... Sabaha kadar sesinle çınlasa kulaklarım, senden başka bir ses duymasalar. Dudakların ıslatabilse dudaklarımı... Mühürlesem onları bir gecede. Gözlerinin halesine dalabilsem keşke... Yemin ederim bakmam senden başka göze istemezsen. Bana yaklaştıkça nefesim kesilse, soluksuz kalabilsem teninin karşısında. Bir gecenin dilencisi olsam. Seninle yaşayabileceğim bir zevkin kölesi olabilsem keşke. Ertesi sabah unutulacak dakikaların kölesi. Yasak işlemiş gibi korksam. Sabaha titreyerek uyanabilsem. Günlerce unutamayacağım anların misafiri olabilsen keşke.