Çabalasam da kurtulamadığım klişeliğin içinden diyebileceğim tek şey; senin için de benim için de en iyisini dilerim olacaktır.
Ben bu kötü günlerden kaçıyorum sevgilim. Tahmin ettiğimizden daha fazla zarar veriyor bize. Evet nereden ya da nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Sadece uzaklaşmaya çalışıyorum.Biliyorum ki kırılan kalbimin parçalarını bir araya getirmekte zorlanacaksın. Gözlerini aç hayal ettiğin "en" ler boyumdan büyük. Bu yüzden ilişkimizin başlarında koruduğumuz umudumuzu farklı yollarda yeşermesini izlemek istiyorum.
Sana yemin ederim denedim, bir lafımla bile çabaladım. Ama çabalarımı donduracak kadar soğuk olmayı nereden öğrendin? Seni ilk gördüğümdeki ılıklığı kimle bozdun? Sana ait olmayan bir bedene hükmetmeye çabalıyorsun, başaramıyorsun.
Sen düzelsen bile hayal kırıklığımı yumuşatacak bir merhem yok! Amacım seni uçuruma sürüklemek değildi. Yine de seni kurtarmaya yetecek gücü bedenimde bulamıyorum.
Yapabileceğim tek şey kaçmak... Sana küs bir kalp bırakmaktansa yaşamayan bir kalp olmayı tercih ediyorum.
29 Nisan 2012 Pazar
22 Nisan 2012 Pazar
Hayallerin ve Sen
Benim hala savaşmaktan vazgeçmediğim hayallerim var. Olasılığı hep düşük ihtimallerde yüzen hayallerim. Değerlerini kaybetmeden büyümekteler. Onlar sizin var olmadığınız yataklarda sol tarafımı doldurdular. Onlar rüzgarın estiği yönde yol almaya devam ettiler. Avucumu ısıtan bir fincan çay olmaktan vazgeçmediler. Göz yaşımı silen bir el olmaktan vazgeçmediler. Ben senin hayat arkadaşın diye ele geçirdiğiniz ülkemde onlar siperlerini hiç bir zaman indirmedi. Gelip geçtiğiniz o yolların işcisiydi onlar. Yeni yollar yapmaya, yeni yolcular almaktan hiç bir zaman gocunmayacaklar. Belki geri planda kalacaklar ama onlar sizi gibi o yollarda asla yok olmayacaklar. Dağılan odamda görünmeyecekler ama bir pazar gün ışığına çıkmayı her zaman bekleyecekler.
Söyleyemem Demiştim
Söz istedin benden, söz tutulmaz dedim. Yemin istedin benden, yeminler inançlı insanlar için dedim. Senin için özel bir şeyler yapmamı istedin, sevgimin yetmediğini mi söylüyordun ? Benden başka kimseyi özleme istedin, onları seninle birlikte özledim hep. Kendini bana sakla demiştin ama sana saklayabildiğim tek şey mesafelerimdi. Sabır diledin benden, sana söylemiştim sabır ile yollarımı iki sene önce ayırmıştım. Bütün yaşadıklarımız,anılarımız bizim aramızda kalsın istedin, fark etmedin, aramızda kalan tek şey senden nasıl uzaklaştığımdı. Ben olmam gerektiğinden daha fazla açık davranmıştım halbuki. Haksızsam cezalandır beni, suçluysam tutukla beni. Ama bana neden diye sorma sakın (!) söyleyemem demiştim sana.
16 Nisan 2012 Pazartesi
Bendeki Büyük Hataydı (Aşk)
Hiç düşündünüz mü (?) hayatınızda kaç tane dönüm noktası geçirdiniz. Ya da diğer yoldan gitseydiniz hayatınız nasıl olacaktı ? Bana kaderden bahsetmeyin. Kader bir çanta dolusu çeşitli hikayelerden oluşuyor. Bir olayın farklı versiyonlarından oluşan hikayeler.
Peki ya hayallerim mi ? O ise arabamın deposunu dolduran benzinden başka bir şey değil. Kaderimi ise bagajıma attım. Hangi yoldan gideceğim ellerimin arasındaki direksiyona bağlı sadece. Kim bilir kaç defa kırmızı ışıkta durmadan geçtim. Kim bilir kaç defa ceza yedim. Ama bu kimin umurunda. İşi kurallarına göre yapsaydım önceden emniyet kemerimi takardım. En büyük hatam otostop çeken o yabancıyı arabaya almamdı. Bu sebepten aldığım peşi sıra cezalar ve girdiğim borçlar da cabası. on yedi yaşında ehliyetsiz bir şekilde uzun yola çıkmak neyin kafasıydı peki. Onu da geçtim bu halde yol arkadaşı edinmek de nereden çıktı. Hiç mi bir şey öğrenmedin sen babandan. Şimdi geldiğin noktaya bak. Yirmi yaşına gelmişsin. Korkudan ne ehliyet alabiliyorsun ne araba kullanabiliyorsun. Hep mülteci yaşıyorsun.
Peki ya hayallerim mi ? O ise arabamın deposunu dolduran benzinden başka bir şey değil. Kaderimi ise bagajıma attım. Hangi yoldan gideceğim ellerimin arasındaki direksiyona bağlı sadece. Kim bilir kaç defa kırmızı ışıkta durmadan geçtim. Kim bilir kaç defa ceza yedim. Ama bu kimin umurunda. İşi kurallarına göre yapsaydım önceden emniyet kemerimi takardım. En büyük hatam otostop çeken o yabancıyı arabaya almamdı. Bu sebepten aldığım peşi sıra cezalar ve girdiğim borçlar da cabası. on yedi yaşında ehliyetsiz bir şekilde uzun yola çıkmak neyin kafasıydı peki. Onu da geçtim bu halde yol arkadaşı edinmek de nereden çıktı. Hiç mi bir şey öğrenmedin sen babandan. Şimdi geldiğin noktaya bak. Yirmi yaşına gelmişsin. Korkudan ne ehliyet alabiliyorsun ne araba kullanabiliyorsun. Hep mülteci yaşıyorsun.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

